YZU.1.4. YAPAY ZEKANIN TARİHSEL GELİŞİMİ

Bu sayfa Yapay Zekâ Uygulamaları 1 Dersi 4. Hafta konusu olan Yapay Zekanın Tarihsel Gelişimi etkinliklerinden oluşmaktadır. Etkinlikler Sıfırbir Yayınları Yapay Zeka Uygulamaları kitabı başta olmak üzere web kaynaklarından faydalanılarak oluşturulmuştur.

HAFTANIN KAZANIMLARI

İlgili haftanın kazanımlarını aşağıya liste halinde ekliyorum. Eğer benim hazırladığım yıllık planı kullanıyorsanız ders defterini yazarken başka hiçbir yerde aramadan direk buradan kazanımlarınızı yazabilirsiniz.

  • YZU.1.1.2.1. Yapay zekânın tarihsel gelişimini açıklar.

Kazanımları deftere sığdıramazsanız kazanım numaralarını yazabilirsiniz. Örneğin “YZ.1.1.1.1 Nolu Kazanım” şeklinde defterinizi doldurabilirsiniz.


HAFTA-4
YAPAY ZEKÂNIN TARİHSEL GELİŞİMİ

Ders anlatımı esnasında kullandığım materyalleri kullanım sırasına göre aşağıya ekleyeceğim. Bu sene ilk kez bu dersi veriyorum. İçerikler yeterli gelmeyebilir. Zamanla yeni içerikler eklenecektir.


Adım-1 Yapay Zekanın Tarihsel Gelişimi Sunumu

Sunu Canva ortamında hazırlanmıştır. Ekleme çıkarma yapılacak yerler olduğunu düşünüyorsanız yorum alanından belirtebilirsiniz.


Adım-2 Yapay Zekânın Tarihsel Gelişimi Videoları


Adım-3 Yapay Zekânın Tarihsel Gelişim Bilgilerimizi Sınayalım


Adım-4 Yapay Zekâ Tarihindeki Kilometre Taşları

Aşağıdaki sorulardan bir tanesini seçerek seçtiğimiz soru hakkında araştırma yapalım. Bulduğumuz sonuçları yorum bölümünde paylaşalım.

  1. 1900’lerin başlarında üretilen ilk robotların özellikleriyle ilgili neler söylenebilir?
  2. Yapay zekanın gelişiminde edebiyat, sinema, tiyatro gibi sanat dallarının nasıl bir etkisi olmuştur?
  3. Bazı yapay zeka modelleri belirli bir oyunda ustalaşması için geliştirilmiştir. Yapay zekayı ustalaştırmak için neler yapılmıştır?
  4. Yapay zeka alanında önemli bir test olan Turing testini nasıl çalışır?

Dersimiz bu kadar Yapay Zeka Uygulamaları dersi için hazırlanan diğer materyallere Yapay Zeka Uygulamaları-1 kategorisi üzerinden ulaşabilirsiniz. gelecek hafta görüşmek üzere kendinize çok iyi bakın.

Öğretmene Not: İlgili hafta içerisinde kullanılmak üzere yaptığınız materyalleri paylaşmak isterseniz özelden yazabilirsiniz. Aklımda etkinlikler var fakat hazırlamak için yeterli zamanım bulunmadığından hazırlayamıyorum. Desteklerinizi eksik etmeyin.

73 Comments

  1. Turing testi ilk olarak 1950 yılında Mind adlı felsefe dergisinde ünlü İngiliz matematikçi ve bilgisiyar bilincini Alan Turing’in Computing Machinery and Intelligence .

  2. 1900’lerin başlarında üretilen ilk robotların özellikleriyle ilgili şunlar söylenebilir: 1900’başlarında robotlar şimdiye kıyasala geridedir .Şimdiki robotllar ise gelişmiş teknolojiyle yapılmıştır. 1900’lerin başlarındaki ronotla arasında birçok fark vardır.

  3. Allen Newell ve Herbert Simon’ın geliştirdiği “Logic Theorist”tir, bu program matematiksel teoremleri kanıtlayabilen ilk yapay zekâ uygulaması olarak kabul edilir. Büyük İleri Adımlar ve İlerleyen Zorluklar (1970-1980’ler)
    Buzul Dönemi (AI Winter): 1970’lerin sonları ve 1980’lerin başlarında, yapay zekâ ile ilgili başlangıçta büyük umutlar olsa da, bazı beklentiler karşılanamadığı için araştırma finansmanı ve ilgi azalmaya başladı. Bu döneme “AI Winter” (YZ Kışı) denir.

    Yapay Zeka ve Expert Sistemler: 1980’lerde, yapay zekâ araştırmalarında bir canlanma yaşandı. Özellikle “expert system” (uzman sistemler) geliştirilerek, belirli alanlarda uzman bilgisi sunan yazılımlar oluşturulmaya başlandı. Bunlar, belirli kurallar ve veriler doğrultusunda belirli problemlere çözüm önerileri sunabilen yazılımlar idi. Öne çıkan örneklerden biri, “XCON” adlı sistemdir.
    Makine Öğrenmesi ve Derin Öğrenme (1990’lar – Günümüz)
    Makine Öğrenmesi (Machine Learning): 1990’larda, yapay zekâda yeni bir yaklaşım olan “makine öğrenmesi” öne çıkmaya başladı. Bu yaklaşımda, bilgisayarlar veriyle beslenerek ve deneyimle daha iyi sonuçlar üretmeye çalışıyordu. Özellikle istatistiksel ve matematiksel tekniklerin kullanıldığı bu dönemde, algoritmalar daha verimli hale geldi.

    Derin Öğrenme (Deep Learning): 2000’lerin sonlarından itibaren, derin öğrenme algoritmalarının gelişmesiyle, yapay zekâ büyük bir sıçrama yaptı. Derin öğrenme, çok katmanlı yapay sinir ağları kullanarak daha karmaşık ve doğru modeller oluşturabilen bir tekniktir. Özellikle büyük veri setlerinin ve yüksek hesaplama gücünün yaygınlaşması, bu alanın gelişimini hızlandırdı.
    Günümüzde Yapay Zeka
    Yapay Zeka ve Robotik: Günümüzde, yapay zekâ sadece bilgisayarlarda değil, aynı zamanda robotik alanında da aktif olarak kullanılmaktadır. Otonom araçlar, robot cerrahisi ve endüstriyel robotlar gibi uygulamalar, yapay zekânın fiziki dünyadaki yansımalarını gösteriyor.

    Yapay Zeka ve Etik: Yapay zekânın yaygınlaşmasıyla birlikte, etik ve güvenlik sorunları da gündeme gelmiştir. Özellikle veri gizliliği, algoritmalık önyargılar, iş gücü kayıpları gibi konular, yapay zekâ araştırmalarının bir parçası haline gelmiştir.

    Generatif Yapay Zeka: 2020’lerin ortalarından itibaren, generatif yapay zeka (örneğin GPT modelleri gibi) dikkat çekici bir şekilde gelişmiştir. Bu tür yapay zekâ, insan benzeri metinler oluşturma, sanat üretme ve yeni içerikler yaratma gibi alanlarda kullanılmaktadır.

    Sonuç
    Yapay zekâ, çok uzun bir tarihsel sürece yayılan bir gelişim gösterdi. Günümüzde, yapay zekâ, sağlık, ulaşım, finans, eğlence ve birçok başka alanda devrim niteliğinde uygulamalara sahip olmuştur. Gelecekte, yapay zekânın insan yaşamını daha fazla dönüştürmesi bekleniyor, ancak bu dönüşümün getireceği etik ve toplumsal sorulara dair tartışmalar da sürmektedir.

  4. Edebiyat, sinema, tiyatro gibi sanat dalları, yapay zekanın (YZ) gelişiminde hem ilham kaynağı olmuş hem de bu teknolojinin etik, toplumsal ve felsefi boyutlarının tartışılmasında önemli bir rol oynamıştır. Bu etki birkaç temel başlıkta incelenebilir:
    1. İlham ve Fikir Geliştirme
    Sanat, yapay zeka teknolojisinin tasarımında ve kavramsallaştırılmasında ilham kaynağı olmuştur:
    Edebiyat: Mary Shelley’nin Frankenstein eseri, insan tarafından yaratılmış bir varlığın ahlaki ve toplumsal sorunlarını ele alarak YZ’nin etik boyutlarını sorgulamaya öncülük etmiştir. Isaac Asimov’un Robot Serisi, YZ’nin işleyişi için temel kavramlar geliştirmiş, özellikle Üç Robot Yasası gibi yapılarla YZ’nin sorumlulukları üzerine düşünülmesini sağlamıştır.
    Sinema: 2001: A Space Odyssey (HAL 9000), Blade Runner (replikantlar), Ex Machina ve Her gibi filmler, YZ’nin insan doğasıyla etkileşimini ve sınırlarını keşfetmiştir.
    Tiyatro: Karel Čapek’in R.U.R. (Rossum’s Universal Robots) oyunu, “robot” kelimesini dünyaya tanıtırken, makinelerin insan emeği üzerindeki etkisini tartışmaya açmıştır.
    2. Etik ve Toplumsal Tartışmalar
    Sanat eserleri, YZ’nin toplumsal etkilerini erken dönemde tartışmaya açmıştır:
    YZ’nin insan iş gücünü nasıl etkileyeceği, sanat eserlerinde sıkça işlenmiştir (örneğin, Metropolis filmi).
    Sinema ve edebiyat, YZ’nin kontrolsüz gelişiminin tehlikelerini göstererek düzenleme ve etik çerçevelerin oluşturulmasına ilham vermiştir.
    3. Empati ve İnsan-Makine İlişkisi
    Sanat dalları, YZ’nin insanileştirilmiş yönlerini anlamaya çalışmıştır:
    Her filmindeki gibi bir yapay zekaya duyulan romantik veya arkadaşlık duyguları, YZ’nin insan duygularıyla nasıl bir bağ kurabileceğini sorgular.
    Tiyatro ve edebiyatta, YZ’nin “bilinci” ve “benliği” tartışılmış, bu da bilinçli makinelerle ilgili teorik çalışmalara zemin hazırlamıştır.
    4. Yeni Teknolojilerin Test Edilmesi
    Sanat, YZ teknolojilerinin yaratıcı alanlarda nasıl kullanılabileceğini araştırmıştır:
    YZ’nin edebiyat ve müzik gibi alanlarda üretim yapabilmesi (örneğin, yapay zeka tarafından yazılan şiirler ve senaryolar), sanatın YZ teknolojilerini test ettiği alanlardan biridir.
    Sinema ve tiyatroda CGI ve YZ tabanlı görsel efektler kullanılarak teknolojik sınırlar zorlanmıştır.
    5. Korkular ve Umutlar
    Sanat, YZ’ye yönelik insan duygularını ifade etmiştir:
    Ütopyacı eserler, YZ’nin insan hayatını nasıl iyileştirebileceğini gösterirken, distopyacı eserler bu teknolojinin kötüye kullanımını ele alır.
    Black Mirror gibi diziler, teknolojik gelişmelerin toplumsal etkilerini sorgularken, insanların YZ’ye dair korkularını ve kaygılarını dramatize eder.

    Sonuç olarak, edebiyat, sinema ve tiyatro gibi sanat dalları, yapay zekanın sadece teknik bir fenomen değil, aynı zamanda derin bir insani mesele olduğunu ortaya koymuştur. Bu sanatlar, YZ’nin gelişimini yönlendiren hayal gücü, etik sorular ve toplumsal eleştiriler için bir zemin hazırlamıştır.

  5. Edebiyatın yapay zeka üzerindeki etkisi;
    Isaac Asimov yapay zeka alanında çok büyük etkileri olan “Ben Robot” isimli bilim kurgu romanını yayımladı.İlk defa robot kelimesi 1921 yılında bir tiyatro oyununda sergilendi Bu dünyada buyuk bir etki yaratmıştır

  6. 1900’lerin başlarında üretilen ilk robotların özellikleriyle ilgili neler söylenebilir?İlk robotlar şimdiki robotlar gibi değildi çünki teknoloji bu zamanki gibi değildi Yapay zekanın gelişiminde edebiyat, sinema, tiyatro gibi sanat dallarının nasıl bir etkisi olmuştur?Bu dallarda yapılan robotlar o dallarda başarılı olduğu için çokça ilgi gördü ve sevildi Bazı yapay zeka modelleri belirli bir oyunda ustalaşması için geliştirilmiştir. Yapay zekayı ustalaştırmak için neler yapılmıştır?O efsane olan kişilerin hareket ve hamlelerini robota aktarıp yapılmıştır
    4.Yapay zeka alanında önemli bir test olan Turing testini nasıl çalışır?Düşünmenin mümkün olup olmadığı merak edildikten sonra turing testi bu sayede oluşmuştur

  7. Turing testi: Bu test ile bir makinenin düşünebildiğini söylemenin mümkün olup olmadığının araştırılması amaçlanmıştır. Turing testine alınan yapay zeka sistemi ile bir gönüllü insan sorgulayıcıdan gelen soruları yazılı olarak cevaplar. Sorgulayıcı cevapları kimin verdiğini görememektedir.Sorgulayıcı sadece sorularına gelen cevapları inceleyerek hangi tarafın bilgisayar olduğunu tutarlı bir şekilde bilmezse yapay zeka testi başarmış sayılır.

  8. Yapay zeka alanında önemli bir test olan Turing testini nasıl çalışır?
    Turing testine göre makine, gönüllü bir insanla birlikte, sorgulayıcının görüş alanının dışında bir yere saklanır. Sorgulayıcı yalnız soru sormak suretiyle hangisinin insan hangisinin bilgisayar olduğunu saptamaya çalışır.

  9. hocam 1900’lerin başlarında üretilen ilk robotların özellikleriyle ilgili neler söylenir
    Bugünkü robotların ilkel versiyonları,o dönemlerde üretilmeye başlanmıştır.Bu makineler çoğunlukla buhar basıncı ile hareket edebilen yapılsaydı ve ayrıca bazıları mimikler ve yüz hareketleri bile yapabiliyordu

  10. Turing Testi, bir bilgisayarın bir insan gibi düşünüp düşünemeyeceğini belirlemek için yapay zekada bir sorgulama yöntemidir. Test, Turing Testi’nin kurucusu ve İngiliz bilgisayar bilimcisi, kriptoanalist, matematikçi ve teorik biyolog olan Alan Turing’in adını almıştır.

  11. 1900’lerin başlarında üretilen ilk robotlar, tarihteki robotlardan çok farklıydı. Daha çok mekanik cihazlar, basit otomatik makineler ve insan benzeri hareketleri taklit etmekten uzak olan bu cihazlar, genellikle fabrikalarda iş gücü olarak veya eğlence amaçlı kullanılıyordu. Ancak bu dönemde atılan adımlar, daha sonraki yıllarda gelişecek robotlara olanak sağladı

  12. Yapay zekâ (AI), son yıllarda pek çok alanda olduğu gibi sanatta da önemli değişimlere yol açmıştır. Bu teknoloji, sanatçıların üretim sürecine katkı sağlayarak sanat eserlerinin ortaya çıkış biçimini ve bu eserlerin algılanışını dönüştürmüştür.

  13. 1900’lerin başlarında üretilen ilk robotların özellikleriyle ilgili neler söylenebilir?
    Bugünkü robotların ilkel versiyonları,o dönemlerde üretilmeye başlanmıştır.Bu makineler çoğunlukla buhar basıncı ile hareket edebilen yapılsaydı ve ayrıca bazıları mimikler ve yüz hareketleri bile yapabiliyordu.

  14. Turing Testi, 1950 yılında İngiliz matematikçi ve bilgisayar bilimci Alan Turing tarafından önerilen bir testtir. Amaç bir makinenin insan benzeri zekaya sahip olup olmadığını değerlendirmektir. Turing,bu testi makinelerin insan benzeri düşünme ve iletişim yeteneklerini ölçmek için tasarlamıştır.
    Sonuç olarak da eğer denetleyici, makineyi insanla ayırt edemiyorsa ve makine, insanın yerini alacak kadar inanadırıcı bir şekilde dil ve düşünce üretiyorsa testi geçmiş olur.

  15. Turing testi, bir yapay zekanın insan benzeri düşünme ve iletişim yeteneğini ölçmek amacıyla Alan Turing tarafından 1950’de geliştirilmiş bir testtir ve bir insan sorgulayıcı ile iki katılımcının (biri insan, diğeri bilgisayar) yazılı iletişim yoluyla birbirini tanımaya çalıştığı, eğer sorgulayıcı bilgisayarı insandan ayırt edemezse bilgisayarın testi geçtiği bir senaryodan oluşur.

  16. Bugün robot olarak bildiğimiz makinelerin ilkel versiyonları 1900’lü dönemlerde üretilmeye başlandı.Bu makineler çoğunlukla buhar basıncı ile hareket edebilen yapıdaydı ve hatta bazıları mimikler ve yüz hareketleri bile yapabiliyordu.

  17. Turning testi, bir yapay zeka sisteminin insan benzeri düşünme yeteneğini değerlendirmek için kullanılan bir yöntemdir. Alan Turing tarafından 1950’lerde önerilen bu test, bir insan değerlendiricinin bir bilgisayarla (yapay zeka) ve bir insanla iletişim kurarak, hangisinin insan hangisinin makine olduğunu ayırt edebilme yeteneğine dayanır

    TESTİN GENEL DÜZENİ ŞU ŞEKİLDEDİR:

    1- İletişim: Değerlendirici, bilgisayar ve insanla yazılı bir iletişim kurar. Bu, genellikle bir bilgisayar ekranı aracılığıyla gerçekleştirilir, böylece değerlendirici, kimle konuştuğunu bilemez.

    2- Cevaplar: Hem bilgisayar hem de insan, değerlendiricinin sorularına yanıt verir. Amaç, bilgisayarın insanın davranışlarını ve dilini taklit edebilmesidir.

    3- Değerlendirme: Değerlendirici, aldığı cevaplara dayanarak hangi tarafın bilgisayar, hangisinin insan olduğunu belirlemeye çalışır. Eğer bilgisayar, değerlendiriciyi yanıltarak insan gibi davranabilirse, testten başarılı sayılır.

    Turning testi, yapay zekanın düşünme ve anlama yeteneği üzerine yapılan tartışmaların önemli bir parçasıdır, ancak bazı eleştiriler de bulunmaktadır. Örneğin, bir yapay zeka sadece insan dilini taklit ediyorsa, gerçekten “düşünüyor” mu sorusu ortaya çıkar. Ama bence bu sorunu cevabı hayır. Çünkü yapay zeka bu konu üzerinde cevaplara göre farklılık gösteren kodlama vardır ve bu yüzden düşünmez ve elindeki verilere göre hareket eder.

  18. 1900’lerin başında üretilen ilk robotlar, genellikle mekanik otomasyon sistemleri olarak tasarlanmıştı. Bu robotlar, basit hareketler gerçekleştirebilen dişli ve motor sistemlerine dayanıyordu. Genellikle tekrarlayan görevleri yerine getirmek için kullanılıyorlardı ve programlanabilirlikleri sınırlıydı. İlk robotlar, endüstriyel uygulamalarda kullanılmaya başlasa da, daha çok eğlence veya gösteri amaçlıydı

  19. 1900’lerin başlarında üretilen ilk robotların özellikleriyle ilgili neler söylenebilir?İlk robotlar şimdiki robotlar gibi değildi çünki teknoloji bu zamanki gibi değildi Yapay zekanın gelişiminde edebiyat, sinema, tiyatro gibi sanat dallarının nasıl bir etkisi olmuştur?Bu dallarda yapılan robotlar o dallarda başarılı olduğu için çokça ilgi gördü ve sevildi Bazı yapay zeka modelleri belirli bir oyunda ustalaşması için geliştirilmiştir. Yapay zekayı ustalaştırmak için neler yapılmıştır?O efsane olan kişilerin hareket ve hamlelerini robota aktarıp yapılmıştır
    4.Yapay zeka alanında önemli bir test olan Turing testini nasıl çalışır?Düşünmenin mümkün olup olmadığı merak edildikten sonra turing testi bu sayede oluşmuştur

  20. *Erken Dönemler*- *Antik Çağ*: Yunan ve Roma mitolojisinde otomatlar gibi hayal edilen mekanik araçlar, yapay zekanın temellerini atmıştır.
    – *9. Yüzyıl*: Harizmi’nin cebir ve algoritmaları, yapay zekanın temel taşlarından biri olmuştur.
    – *13. Yüzyıl*: Cezeri, programlanabilir insansı otomatlar gibi icatlar yapmıştır.

    *Modern Dönemler*- *17. Yüzyıl*: Leibniz, Bayes, Lovelace, Boole ve Shannon gibi bilim insanları, yapay zekanın temellerini atmışlardır.
    – *20. Yüzyıl*: Bilgisayarın icadı ve 1956’da düzenlenen Dartmouth Sempozyumu, yapay zekanın gelişiminde kilit rol oynamıştır.
    – *1980’ler ve 1990’lar*: Yapay zeka kıyıltan bir dönem olmuştur, ancak 2000’lerde yeniliklerle yeniden canlanmıştır⁽¹⁾.

    *Günümüz*- *2020’ler*: Doğal dil işleme, görüntü üretimi, sürücüsüz araçlar ve otomatik haber yazımı gibi alanlarda yapay zeka uygulamaları insan becerilerini yakalamaya başlamıştır⁽²⁾.

    Yapay zeka, günümüzde birçok alanda hayatımızın bir parçası haline gelmiştir ve gelecekte daha da yaygın kullanım alanları kazanacak gibi görünüyor

  21. 1900’lerin başlarında üretilen ilk robotların özellikleriyle ilgili neler söylenebilir?
    Bugünkü robotların ilkel versiyonları,o dönemlerde üretilmeye başlanmıştır.Bu makineler çoğunlukla buhar basıncı ile hareket edebilen yapılsaydı ve ayrıca bazıları mimikler ve yüz hareketleri bile yapabiliyordu.

  22. 1:elektronik ve mekanik birimlerden oluşan, algılama yeteneğine sahip olan ve programlanabilen cihazlardır. Başka bir tanımla robotlar, canlıların işlevlerini ve davranışlarını taklit edebilen, fiziksel yeteneklere ve yapay zekâya sahip, disiplinler arası öğeler içeren mühendislik ürünleridir.
    2:Sanatçılar, hayal gücünün sınırlarını zorlayan sanat eserleri yaratmak için yapay zekanın gücünden yararlanmaya başladı. Algoritmaları ve derin öğrenmeyi kullanan yapay zeka, sanatsal stilleri taklit ederek ve hatta yenilerini yaratarak orijinal sanat eserleri üretebiliyor. Yapay zeka teknolojisi yaratıcılık için yeni yollar açarak sanatçıların keşfedilmemiş bölgeleri keşfetmelerini ve benzersiz sanatsal formları denemelerini sağlıyor. Digipeak’in yapay zeka konusundaki uzmanlığı ve yetenekli tasarımcılarla işbirliği ile dijital dönüşümü yakından takip ediyor
    3:bilgisayar sistemlerinin insana benzeyen zeka seviyelerini bilgisayar sistemlerine ve makinelerine kazandırmayı amaçlayan bir bilgi işlem alanıdır.
    4:Turing testine göre makine, gönüllü bir insanla birlikte, sorgulayıcının görüş alanının dışında bir yere saklanır. Sorgulayıcı yalnız soru sormak suretiyle hangisinin insan hangisinin bilgisayar olduğunu saptamaya çalışır.

  23. Edebiyatın yapay zeka üzerindeki etkisi;
    Isaac Asimov yapay zeka alanında çok büyük etkileri olan “Ben Robot” isimli bilim kurgu romanını yayımladı.İlk defa robot kelimesi 1921 yılında bir tiyatro oyununda sergilendi Bu dünyada buyuk bir etki yaratmıştır

  24. Sorgulayıcı yalnız soru sormak suretiyle hangisinin insan hangisinin bilgisayar olduğunu saptamaya çalışır. Sorgulayıcının soruları ve daha önemlisi aldığı yanıtlar, tamamen ses gizlenerek, yani ya bir klavye sisteminde yazılarak veya bir ekranda gösterilerek verilir.

  25. turing testi Sorgulayıcı yalnız soru sormak suretiyle hangisinin insan hangisinin bilgisayar olduğunu saptamaya çalışır. Sorgulayıcının soruları ve daha önemlisi aldığı yanıtlar, tamamen ses gizlenerek, yani ya bir klavye sisteminde yazılarak veya bir ekranda gösterilerek verilir.

  26. Turning testi, bir yapay zeka sisteminin insan benzeri düşünme yeteneğini değerlendirmek için kullanılan bir yöntemdir. Alan Turing tarafından 1950’lerde önerilen bu test, bir insan değerlendiricinin bir bilgisayarla (yapay zeka) ve bir insanla iletişim kurarak, hangisinin insan hangisinin makine olduğunu ayırt edebilme yeteneğine dayanır

    TESTİN GENEL DÜZENİ ŞU ŞEKİLDEDİR:

    1- İletişim: Değerlendirici, bilgisayar ve insanla yazılı bir iletişim kurar. Bu, genellikle bir bilgisayar ekranı aracılığıyla gerçekleştirilir, böylece değerlendirici, kimle konuştuğunu bilemez.

    2- Cevaplar: Hem bilgisayar hem de insan, değerlendiricinin sorularına yanıt verir. Amaç, bilgisayarın insanın davranışlarını ve dilini taklit edebilmesidir.

    3- Değerlendirme: Değerlendirici, aldığı cevaplara dayanarak hangi tarafın bilgisayar, hangisinin insan olduğunu belirlemeye çalışır. Eğer bilgisayar, değerlendiriciyi yanıltarak insan gibi davranabilirse, testten başarılı sayılır.

    Turning testi, yapay zekanın düşünme ve anlama yeteneği üzerine yapılan tartışmaların önemli bir parçasıdır, ancak bazı eleştiriler de bulunmaktadır. Örneğin, bir yapay zeka sadece insan dilini taklit ediyorsa, gerçekten “düşünüyor” mu sorusu ortaya çıkar. Ama bence bu sorunu cevabı hayır. Çünkü yapay zeka bu konu üzerinde cevaplara göre farklılık gösteren kodlama vardır ve bu yüzden düşünmez ve elindeki verilere göre hareket eder.

  27. Turing testine göre makine, gönüllü bir insanla birlikte, sorgulayıcının görüş alanının dışında bir yere saklanır. Sorgulayıcı yalnız soru sormak suretiyle hangisinin insan hangisinin bilgisayar olduğunu saptamaya çalışır.

  28. 1900’lerin başlarında üretilen ilk robotlar, tarihteki robotlardan çok farklıydı. Daha çok mekanik cihazlar, basit otomatik makineler ve insan benzeri hareketleri taklit etmekten uzak olan bu cihazlar, genellikle fabrikalarda iş gücü olarak veya eğlence amaçlı kullanılıyordu. Ancak bu dönemde atılan adımlar, daha sonraki yıllarda gelişecek robotlara olanak sağladı.

  29. Turing Testi, bir bilgisayarın bir insan gibi düşünüp düşünemeyeceğini belirlemek için yapay zekada bir sorgulama yöntemidir. Test, Turing Testi’nin kurucusu ve İngiliz bilgisayar bilimcisi, kriptoanalist, matematikçi ve teorik biyolog olan Alan Turing’in adını almıştır.

  30. 1921 – ‘Robot’ terimi ilk defa Karel Capek’in ‘Rossum’un Üniversal Robotları’ adlı oyununda kullanılmıştır.
    1941 – Isaac Asimov ‘Robotik’ kelimesini bir bilim kurgu hikayesi olan ‘yalancı’ da kullanmıştır. Bilim kurgu alanındaki en büyük yazarlardan biri olan Aismov, hikayelerinin önemli bir kısmını robotlar ve robotik alanında yazmıştır.
    1948 – William Grey Walter, Elmer ve Elsie adına, kaplumbağalara benzeyen ilk kendi başına hareket eden elektronik robotları yapmıştır. 3 tekerlekli basit mekanizmalara sahip bu robotlar karmaşık davranışları basit komutlar ile yapabilmektedir. En büyük özelliklerinden birisi de şarj olmak için kendi başlarına yuvalarına dönebilmeleri idi.
    1954 – TI, Texas Instruments firması ilk silicon transistor üretti.
    1956 – George Devol ‘Unimate’ adlı ilk programlanabilir endüstriyel robot için patent başvurusunda bulundu. Devol’ün icatları arasında ilk sosisli sandviç veren yiyecek otomatı da var.
    1957 – İnsan yapısı ilk uzay uydusu, Sputnik 1, yapıldı ve yörüngeye fırlatıldı.

    1961 – İlk Unimate robot General Motors otomobil fabrikalarında kaynak ve kalıp dökme işlerinde kullanılmaya başladı. Daha sonraki yıllarda bu robotların sayısı ve yetenekleri çok arttı. Yuvarlak bir diske önceden kaydedilen bilgilerin motorlarla bezenmiş bir kola iletilmesi ile her seferinde aynı işlem kusursuzca tekrarlanabiliyordu.
    1965 – Gordon E. Moore ‘Moore kanunu’ adı verilen ve bir elektronik chip kapasitesinin her iki yılda bir iki katına çıkacağı kuralını açıkladı. Moore kanunu, ilerleyen yıllarda doğruluğunu kanıtladı.
    1966 – Stanford üniversitesinde ‘Shakey’ adlı planlama yapabilen, yol bulan mobil bir robot için çalışmalar başlatıldı. Shakey, kendi başına hareket edebilen ve istenileni kendi yönergeleri ile çözümleyen ilk hareketli robot olarak bilinmektedir.
    1969 – Apollo 11 görevi ile aya giden üç astronot ay yüzeyine ayak bastı. Ay modülü Alpha, hem uzaktan kontrollü olabilmesi hem de mekatronik hareketleri başarı ile uzay ortamında yapabildiği için çok önemliydi.

    1970 – Rus uzay bilimler enstitüsü tarafından geliştirilen Luna 17, Lunokhod 1 adı verilen ve tam anlamıyla uzaktan kumandalı bir mobil robotu ay yüzeyine taşıdı. Lunokhod 1 başka bir dünyaya gönderilen ve çalıştırılan ilk uzaktan kumandalı robottur. Güneş enerjisi ile dolan bataryaları sayesinde çalışan ve üzerinde teleskop, spektrometre gibi aygıtlar bulunan robot, 1971 yılının sonuna dek hizmet vermiştir.
    1971 – Intel ilk ticari mikroişlemci, 4004 modelini piyasaya sürdü. Böylelikle ticari bilgisayarlarda yaygınlaşma ve ev bilgisayarlarının gelişimi de başlamış oldu.
    1975 – Üzerlerinde robot kollar olan Viking 1 and 2 , Mars yüzeyinde incelemeler yapmak üzere gönderildi. 2000’li yılların başlarına kadar Mars yüzeyinden çok değerli örnekler toplayan ve bunları inceleyerek gönderen Viking serisi robotlar en başarılı uzaktan kumandalı robot uzay araçlarıdır.
    1976 – Star Wars filminde R2-D2 ve C-3PO adlı robotlar tasarlandı ve kullanıldı. 6 milyon dil bilen C3PO, tam bir hizmet ve protokol robotu, R2-D2 ise gerçek bir mühendis (!) idi.
    1984 – Terminatör filmi vizyona girdi. Filmde Arnold Schwarzenegger, Cyborg adı verilen sibernetik organizma rolündeydi. Terminatör, insansı robotların konu edildiği en başarılı filmlerden kabul edilir.
    1986 – Honda, ilk önceleri E0 sonraları da ASIMO adı verilen insansı robotu üzerinde çalışmalara başladı. ASIMO, merdiven inip çıkabilen, çok gelişmiş mekanik ve elektronik yetenekleri olan bir robottur, geliştirilmiş tipleri halen kullanılmaktadır.
    1988 – Duyguları (!) olan ilk evcil hayvan robotu SCAMP tanıtıldı.
    1991 – İlk HelpMate, kendi başına hareket edebilen mobil yardım robotu hastanelerde kullanılmaya başlandı.
    1997 – Sojourner, Pathfinder görevi ile Mars’a gönderilen ilk tam donanımlı deney robotu idi. Hava yastıkları ile donatılmış çok özel iniş sistemleri ve gelişmiş yürüyüş ekipmanları bulunmaktaydı.
    1998 – Çocuklara robot bilimine giriş için harika bir başlangıç olan Lego Mindstorms piyasaya verildi.
    1999 – Sony kendi başına hareket ilk robot köpek AIBO’yu geliştirdi. AIBO, görme, yürüme ve çevresi ile ilişki kurma yeteneği olan bir robot idi. İspanyolca ve İngilizce komutları anlayabilen ve karar verip hareketlerini yönlendirebilen AIBO’nun gelişmiş modelleri WI-FI üzerinden de control edilebiliyor.

  31. “Turning testi” genellikle metal işleme veya makine mühendisliği alanlarında kullanılan bir terimdir. Bu test, özellikle bir tornalama işlemi sırasında, iş parçasının doğruluğunu ve işleme kalitesini değerlendirmek amacıyla yapılır. Tornalama işlemi, bir malzeme parçasının bir tornada döndürülerek, kesici takım ile şekillendirilmesi işlemidir.

    Turning testi, iş parçasının istenilen ölçülere, yüzey pürüzlülüğüne ve geometrik doğruluğa ne kadar yakın olduğunu kontrol etmek için yapılır. Bu testler, genellikle tornalama makinesinin ayarlarının doğruluğunu, takımın kesme performansını ve iş parçasının nihai kalitesini belirlemek için önemlidir.

  32. 1900’lerin başında üretilen ilk robotlar, genellikle mekanik otomasyon sistemleri olarak tasarlanmıştı. Bu robotlar, basit hareketler gerçekleştirebilen dişli ve motor sistemlerine dayanıyordu. Genellikle tekrarlayan görevleri yerine getirmek için kullanılıyorlardı ve programlanabilirlikleri sınırlıydı. İlk robotlar, endüstriyel uygulamalarda kullanılmaya başlasa da, daha çok eğlence veya gösteri amaçlıydı.

  33. Turning testi, Alan Turing tarafından 1950 yılında geliştirilen ve bir makinenin sorulan soruya bir insan dan farkı olduğu anlaşılmayacak şekilde cevap verip veremdeğini öğrenilmesini sağlayan bir testdir

  34. Turing testi, bir makinenin insan gibi düşünmesi için kullanılan bir testtir. Testte, bir insan yargıç, bir bilgisayar ve bir insan arasında yazılı iletişim kurulur. Yargıç, bilgisayarın insan olup olmadığını seçemezse, bilgisayar testi geçer ve “insan benzeri” düşünme yeteneğine sahip olduğu kabul edilir.

  35. 1900’lerin başlarında üretilen ilk robotlar hakkında bilgi verebilirim. 1950’lerin başlarında George C. Devol tarafından Louisville, Kentucky’de yaratılan “Universal Automation” adlı robotlar, bildiğimiz en eski robotlar olarak kabul ediliyor. General Motors otomobil fabrikalarında kaynak ve kalıp dökme işlerinde kullanılan Unimate robotu da bu dönemde üretilen önemli bir örnek. 1900’lerin başlarında robotlar, dokuma tezgâhlarında yardımcı iş makineleri olarak kullanılıyordu. Türkiye’de ise SURALP robotu, bu dönemde yapılan ilk çalışmalardan biri olarak kabul ediliyor.

  36. Yapay zekanın gelişiminde edebiyat, sinema, tiyatro gibi sanat dallarının nasıl bir etkisi olmuştur?
    İşler daha kolay hale gelmiştir. Bilgilere daha kolay ulaşabiliriz

  37. Turning testi, bir yapay zeka sisteminin insan benzeri düşünme yeteneğini değerlendirmek için kullanılan bir yöntemdir. Alan Turing tarafından 1950’lerde önerilen bu test, bir insan değerlendiricinin bir bilgisayarla (yapay zeka) ve bir insanla iletişim kurarak, hangisinin insan hangisinin makine olduğunu ayırt edebilme yeteneğine dayanır

    TESTİN GENEL DÜZENİ ŞU ŞEKİLDEDİR:

    1- İletişim: Değerlendirici, bilgisayar ve insanla yazılı bir iletişim kurar. Bu, genellikle bir bilgisayar ekranı aracılığıyla gerçekleştirilir, böylece değerlendirici, kimle konuştuğunu bilemez.

    2- Cevaplar: Hem bilgisayar hem de insan, değerlendiricinin sorularına yanıt verir. Amaç, bilgisayarın insanın davranışlarını ve dilini taklit edebilmesidir.

    3- Değerlendirme: Değerlendirici, aldığı cevaplara dayanarak hangi tarafın bilgisayar, hangisinin insan olduğunu belirlemeye çalışır. Eğer bilgisayar, değerlendiriciyi yanıltarak insan gibi davranabilirse, testten başarılı sayılır.

    Turning testi, yapay zekanın düşünme ve anlama yeteneği üzerine yapılan tartışmaların önemli bir parçasıdır, ancak bazı eleştiriler de bulunmaktadır. Örneğin, bir yapay zeka sadece insan dilini taklit ediyorsa, gerçekten “düşünüyor” mu sorusu ortaya çıkar. Ama bence bu sorunu cevabı hayır. Çünkü yapay zeka bu konu üzerinde cevaplara göre farklılık gösteren kodlama vardır ve bu yüzden düşünmez ve elindeki verilere göre hareket eder.

  38. Turing Testi, 1950 yılında Alan Turing tarafından önerilen bir testtir. Amacı, bir makinenin insan benzeri düşünme yeteneğine sahip olup olmadığını belirlemektir. Test, şu şekilde çalışır:

    Üç Katılımcı: Testte üç katılımcı bulunur: bir insan denetçi, bir insan ve bir makine (yapay zeka). Denetçinin görevi, makine ve insan arasındaki farkı belirlemektir.

    İletişim: Denetçi, insan ve makine ile ayrı ayrı bir metin tabanlı iletişim kurar. Bu iletişim genellikle bir bilgisayar terminali aracılığıyla sağlanır, böylece denetçi, katılımcıların kim olduğunu göremez.

    Soru-Cevap Süreci: Denetçi, her iki katılımcıya da çeşitli sorular sorar. Amaç, makinenin insan gibi yanıt verip vermediğini değerlendirmektir.

    Değerlendirme: Eğer denetçi, makineyi insanla ayırt edemezse (yani, makinenin yanıtları insanınkine benziyorsa), o zaman makine Turing Testi’ni geçmiş sayılır.

    Bu test, yapay zekanın insan benzeri düşünme yeteneği hakkında bir ölçüt sağlamakla birlikte, eleştiriler de almıştır. Çünkü bir makinenin insan gibi yanıt verebilmesi, gerçekten düşünme yeteneğine sahip olduğu anlamına gelmez.

  39. TURİNG: Turing testine göre makine, gönüllü bir insanla birlikte ,sorgulayıcının görüş alanının dışında bir yere saklanır. Sorgulayıcı yalnız soru sormak suretiyle hangisini insan hangisinin bilgisayar olduğunu saptamaya çalışır.

  40. Turing Testi, İngiliz matematikçi ve bilgisayar bilimcisi Alan Turing tarafından önerilen bir testtir. Bu test, bir makinenin insan benzeri düşünme yeteneğine sahip olup olmadığını değerlendirmek için kullanılır. İşte Turing Testi’nin temel bileşenleri ve nasıl çalıştığı:

    1. **Testin Yapısı**: Turing Testi, bir insan denetçi ile bir insan katılımcısı ve bir makine (genellikle bir bilgisayar programı) arasında yapılan bir sohbetle gerçekleştirilir. Denetçi, her iki tarafla da yazılı olarak iletişim kurar.

    2. **Gizlilik**: Denetçi, hangi katılımcının insan, hangisinin makine olduğunu bilmez. Bu, testin nesnelliğini artırır ve denetçinin sadece yanıtların kalitesine dayalı değerlendirme yapmasını sağlar.

    3. **Amaç**: Testin amacı, makinenin insan benzeri bir zeka sergileyip sergilemediğini belirlemektir. Eğer denetçi, makinenin yanıtlarını insanın yanıtlarıyla ayırt edemezse, makine başarılı kabul edilir.

    4. **Yanıtların Kalitesi**: Makinenin, insanın düşünce biçimlerine, dil kullanımına ve sosyal normlara uygun şekilde yanıt vermesi gerekir. Bu, makinenin karmaşık dil işleme yeteneklerini ve bağlam anlayışını geliştirmesini gerektirir.

    5. **Sonuç**: Eğer denetçi, makinenin bir insan olduğunu düşünüyorsa, test başarılı sayılır. Bu, makinenin “düşünebildiği” veya “anlayabildiği” anlamına gelmez; yalnızca insan benzeri tepkiler verebildiği anlamına gelir.

    Turing Testi, yapay zeka alanında önemli bir dönüm noktasıdır ve yapay zeka sistemlerinin insan benzeri davranışlarını değerlendirmek için hala etkili bir çerçeve sunar. Ancak, eleştirmenler, testin sadece dil becerilerine dayandığını ve gerçek zeka veya bilinç hakkında yeterli bilgi sağlamadığını belirtmektedir.

  41. Yapay zekanın gelişiminde edebiyat, sinema ve tiyatro gibi sanat dallarının etkisi oldukça büyüktür. İşte bu etkilerin bazıları:

    1. **Hikaye Anlatımı**: Edebiyat, yapay zeka sistemlerine karakter geliştirme ve hikaye kurgusu açısından ilham vermiştir. Özellikle karakterlerin psikolojisi ve motivasyonları, AI’nın daha derin ve inandırıcı hikayeler oluşturmasını sağlamaktadır.

    2. **Duygusal Zeka**: Sinema ve tiyatro, insan duygularını ve ilişkilerini derinlemesine inceleyerek, yapay zekanın duygusal zeka geliştirmesine yardımcı olmuştur. Duygusal tonlama, yüz ifadeleri ve ses tonu gibi unsurlar, AI’nın insanlarla daha iyi etkileşim kurmasını sağlamaktadır.

    3. **Kreatif Süreçler**: Sanat dalları, yapay zekanın yaratıcı süreçlere dahil olmasına olanak tanımaktadır. Örneğin, AI, müzik besteleme veya resim yapma gibi alanlarda sanatçılara yardımcı olabilmekte ya da bu süreçleri tamamen otomatikleştirebilmektedir.

    4. **Felsefi Sorular**: Edebiyat ve sinema, insanlık durumunu, varoluşu ve etik konuları sorgulayan eserler sunarak, yapay zeka üzerinde düşünmeyi teşvik etmiştir. Bu da AI sistemlerinin tasarımında önemli etik soruların gündeme gelmesine yol açmıştır.

    5. **Kültürel Yansımalar**: Sanat, kültürel normları ve insan deneyimini yansıttığı için, yapay zeka sistemlerinin bu unsurları anlaması ve kültürel bağlamda hareket etmesi açısından kritik bir rol oynamaktadır.

    Bu unsurlar, yapay zekanın daha insana yakın ve işlevsel olmasına katkıda bulunmakta, aynı zamanda sanat dallarının da yapay zekadan etkilenmesini sağlamaktadır.

  42. Bugün robot olarak bildiğimiz makinelerin ilkel versiyonları 1900’lü dönemlerde üretilmeye başlandı.Bu makineler çoğunlukla buhar basıncı ile hareket edebilen yapıdaydı ve hatta bazıları mimikler ve yüz hareketleri bile yapabiliyordu.

  43. Turing testi: Bu test ile bir makinenin düşünebildiğini söylemenin mümkün olup olmadığının araştırılması amaçlanmıştır. Turing testine alınan yapay zeka sistemi ile bir gönüllü insan sorgulayıcıdan gelen soruları yazılı olarak cevaplar. Sorgulayıcı cevapları kimin verdiğini görememektedir.Sorgulayıcı sadece sorularına gelen cevapları inceleyerek hangi tarafın bilgisayar olduğunu tutarlı bir şekilde bilmezse yapay zeka testi başarmış sayılır.

  44. Turing testi göre makine, gönüllü bir insanla birlikte ,sorgulacının görüş alanının dışında bir yere saklanır.Sorgulayıcı yalnız soru sormak suretiyle hangisini insan hangisinin bilgisayar olduğunu saptamaya çalışır.

  45. Yapay zekanın gelişiminde edebiyat, sinema, tiyatro gibi sanat dallarının nasıl bir etkisi olmuştur?
    Yapay zekanın gelişiminde edebiyat, sinema ve tiyatro gibi sanat dalları, hikaye anlatımı, karakter gelişimi ve etik sorunlar üzerine düşünmeyi teşvik ederek önemli bir rol oynamıştır. Bu sanatlar, yapay zekanın insanlıkla ilişkisini derinleştiren temalar sunarak, teknolojinin toplumsal etkilerini anlamamıza yardımcı olmuştur. Özellikle sinema, yapay zekanın potansiyelini ve risklerini görselleştirerek kamu bilincini şekillendirmiştir.

  46. Yapay zekanın gelişiminde edebiyat, sinema, tiyatro gibi sanat dallarının nasıl bir etkisi olmuştur?
    Yapay zekanın gelişiminde edebiyat, sinema ve tiyatro gibi sanat dallarının önemli bir etkisi olmuştur. Bu sanat dalları, yapay zekanın etik, duygusal ve felsefi yönlerini tartışarak, teknoloji ile insanlık arasındaki ilişkiyi sorgulamıştır.

    Özellikle bilim kurgu edebiyatı ve sinema, yapay zeka kavramlarını yaygınlaştırarak toplumsal ve felsefi tartışmalara ilham vermiştir. Örneğin, Isaac Asimov’un “Robot Yasaları” veya “Blade Runner” gibi filmler, yapay zekanın bilinç, haklar ve insanlık gibi konularla nasıl etkileşebileceğini sorgulamıştır. Bu, bilim insanlarını ve mühendisleri, yapay zekanın tasarımında etik ve toplumsal sorumluluk gibi unsurları düşünmeye sevk etmiştir.

    Tiyatro ve edebiyat da, karakterlerin yapay zeka ile ilişkilerini keşfederek, duygular, bilinç ve kimlik sorunlarını ortaya koymuştur. Sanat, yapay zekanın insan benzeri özelliklerini daha derinlemesine anlamamıza yardımcı olmuş, teknolojinin insan hayatındaki rolüne dair güçlü bir düşünsel zemin hazırlamıştır.

  47. 1.1900’lerin başlarında üretilen ilk robotların özellikleriyle ilgili neler söylenebilir?İlk robotlar şimdiki robotlar gibi değildi çünki teknoloji bu zamanki gibi değildi
    2.Yapay zekanın gelişiminde edebiyat, sinema, tiyatro gibi sanat dallarının nasıl bir etkisi olmuştur?Bu dallarda yapılan robotlar o dallarda başarılı olduğu için çokça ilgi gördü ve sevildi
    3.Bazı yapay zeka modelleri belirli bir oyunda ustalaşması için geliştirilmiştir. Yapay zekayı ustalaştırmak için neler yapılmıştır?O efsane olan kişilerin hareket ve hamlelerini robota aktarıp yapılmıştır
    4.Yapay zeka alanında önemli bir test olan Turing testini nasıl çalışır?Düşünmenin mümkün olup olmadığı merak edildikten sonra turing testi bu sayede oluşmuştur

  48. Yapay zeka alanında önemli bir test olan Turing testi nasıl çalışır? ; Robotları insanlardan ayırmaya yarayan testtir. Bu testteki asıl amaç bir makinenin insan beyini kadar anlamlı cevaplar verip veremeyeceğidir. Bu oyunda savcı, biLgisayar ve insan olmak üzere üç kişi yer alır. Savcı iki farklı haberleşme kanalı üzerinden çeşitli sorular sorar. Sorduğu sorulara verilen yanıtlar çerçevesinde hangisinin makine ya da insan olduğunu anlamaya çalışır.

  49. Yapay zeka alanında önemli bir test olan Turing testini nasıl çalışır? ;Turing testine göre makine, gönüllü bir insanla birlikte, sorgulayıcının görüş alanının dışında bir yere saklanır. Sorgulayıcı yalnız soru sormak suretiyle hangisinin insan hangisinin bilgisayar olduğunu saptamaya çalışır.

    Sorgulayıcının soruları ve daha önemlisi aldığı yanıtlar, tamamen ses gizlenerek, yani ya bir klavye sisteminde yazılarak veya bir ekranda gösterilerek verilir. Sorgulayıcıya bu soru-cevap oturumunda elde edilen bilgiler dışında her iki taraf hakkında hiçbir bilgi verilmez.

  50. Turing Testi: Tanım ve Tarihçe
    Turing Testi, 1950 yılında İngiliz matematikçi ve bilgisayar bilimci Alan Turing tarafından önerilmiştir. Turing, bu testi, bir makinenin insan benzeri zeka sergileyip sergileyemeyeceğini belirlemek için geliştirmiştir. Turing’in önerisi, o dönemde yapay zeka ile ilgili var olan tartışmalara yeni bir boyut kazandırmış ve bu alanda ilerlemelere yol açmıştır.

    Turing, testin temelini oluşturan “İnsan-Makine İletişimi” fikrini geliştirirken, bir makinenin insan gibi düşündüğünü anlamanın en iyi yolunun, onun yanıtlarının insan yanıtlarıyla karşılaştırılması olduğunu öne sürmüştür. Bu yaklaşımla, yapay zekanın düşünme yetisini ölçmek için doğrudan bir “düşünme” testine ihtiyaç olmadığını, bunun yerine davranışsal bir testin yeterli olabileceğini ifade etmiştir.

    Testin Yapısı ve İşleyişi
    Turing Testi, belirli bir düzene göre yapılır ve aşağıdaki unsurları içerir:

    Katılımcılar
    Denetleyici (A): Testin yönetimini üstlenen insan. Denetleyici, makine ve insan arasında bir ayırt edici rol oynar.
    İnsan (B): Denetleyicinin karşısında bulunan, normal bir insan katılımcısı.
     Yapay Zeka (C): İnsan gibi davranmaya ve yanıtlar vermeye programlanmış bir makine.
    İletişim Ortamı
    Turing Testi, katılımcıların yüz yüze gelmediği, yalnızca yazılı iletişim kurduğu bir ortamda gerçekleştirilir. Bu, denetleyicinin hangi yanıtların insan, hangisinin makine tarafından verildiğini görememesini sağlar. Genellikle bir bilgisayar terminali veya benzeri bir araç kullanılır. Bu yazılı iletişim, testin en önemli unsurlarından biridir, çünkü iletişimdeki görsel ve sesli ipuçları ortadan kaldırılarak yalnızca dil ve mantık üzerinden bir değerlendirme yapılır.

    Soru-Cevap Süreci
    Denetleyici, her iki katılımcıya da çeşitli sorular sorar. Sorular geniş bir yelpazeyi kapsar ve çeşitli konuları içerebilir:

    Kişisel Görüşler: “En sevdiğin film nedir?” gibi kişisel tercihler.
    Genel Bilgi: “Dünya’nın en yüksek dağı hangisidir?” gibi bilgilere dayalı sorular.
    Duygular ve Düşünceler: “Birisi seni üzse ne hissedersin?” gibi duygusal yanıtlar gerektiren sorular.
    Denetleyici, yanıtlar arasındaki farkları analiz ederek, hangi katılımcının insan, hangisinin makine olduğunu belirlemeye çalışır.

    Başarı Kriterleri
    Turing Testi’nin başarılı sayılması için bazı kriterler vardır:

    Eğer denetleyici, makinenin yanıtlarını insan yanıtlarıyla ayırt edemezse, veya makinenin insan gibi düşündüğünü varsayarsa, makine testi geçmiş kabul edilir.
    Test, makinenin sadece doğru yanıtlar vermesi değil, aynı zamanda bu yanıtları insan gibi sunabilmesi gerektirir. Yani, makine, dil becerilerini insan benzeri bir şekilde kullanabilmelidir.
    Eleştiriler ve Sınırlamalar
    Turing Testi, yapay zeka ve zeka kavramları hakkında önemli tartışmalar başlatsa da, bazı eleştirilerle karşılaşmıştır:

    Zeka Tanımının Daraltılması: Turing Testi, zekayı yalnızca dil ve iletişim becerileri ile sınırlı bir şekilde tanımlar. Oysa zeka, problem çözme, yaratıcılık ve duygusal anlayış gibi daha geniş bir yelpazeyi içermektedir.

    Gerçek Düşünme Yetisi: Test, bir makinenin insan gibi davranabilmesini değerlendirirken, o makinenin gerçekten “düşünüp düşündüğünü” kanıtlamaz. Yani, makine sadece belirli bir algoritma ile yanıtlar veriyor olabilir.

    Sahte Başarılar: Bazı yapay zeka sistemleri, belirli dil işleme teknikleri kullanarak, insan gibi görünmek için stratejiler geliştirebilir. Bu, denetleyicinin yanıltılması anlamına gelebilir ve bu durumda makine, yalnızca yüzeyde bir insan gibi davranmış olur.

    Kapsayıcılık ve Çeşitlilik: Turing Testi, zeka tanımını oldukça dar bir çerçeveye hapseder. Zeka, çok çeşitli bilişsel becerileri ve yetenekleri kapsar. Bu nedenle, Turing Testi gibi basit bir davranışsal test, zekanın tüm yönlerini değerlendiremeyebilir.

    Alternatif Testler
    Turing Testi’ne alternatif olarak geliştirilmiş birkaç değerlendirme yöntemi bulunmaktadır:

    Lovelace Testi: Bir yapay zeka sisteminin kendi kendine bir şey yaratabilmesi ve bunu açıklayabilmesi gerektiğini öne sürer. Yani, bir makinenin yaratıcı bir süreç içinde bulunduğunu gösterir.

    Winograd Schema Challenge: Bu test, doğal dil anlama yeteneğini ölçmek için tasarlanmıştır. Yapay zekanın belirli bağlamlarda anlamayı ve dilin inceliklerini kavrayabilmesini gerektirir.

    Sonuç
    Turing Testi, yapay zeka araştırmalarının başlangıcında önemli bir dönüm noktası olarak kalmıştır. Zamanla, yapay zekanın gelişmesiyle birlikte, testin ötesine geçilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Gelişen teknoloji, daha karmaşık ve kapsamlı değerlendirme yöntemlerinin geliştirilmesine yol açmıştır. Ancak Turing Testi, hala zeka ve bilinç arasındaki ilişkiyi sorgulamak için önemli bir referans noktası olmaya devam etmektedir. Yapay zeka alanındaki tartışmalarda, testin tarihsel önemi ve kavramsal derinliği, zeka ve bilinç üzerine düşünmeyi teşvik eden bir platform oluşturur. Bu nedenle, Turing Testi yalnızca bir test değil, aynı zamanda zeka ve insanlık hali üzerine daha derin felsefi sorular sormaya yönlendiren bir araçtır.

  51. 1.SORUNUN CEVABI
    1900’lerin başında üretilen ilk robotlar, genellikle mekanik otomasyon sistemleri olarak tasarlanmıştı. Bu robotlar, basit hareketler gerçekleştirebilen dişli ve motor sistemlerine dayanıyordu. Genellikle tekrarlayan görevleri yerine getirmek için kullanılıyorlardı ve programlanabilirlikleri sınırlıydı. İlk robotlar, endüstriyel uygulamalarda kullanılmaya başlasa da, daha çok eğlence veya gösteri amaçlıydı.

  52. yapay zekalar yıllar süren gelişimi insanlık için çığır açmış bir gelişme oluşturmuştur yapay zeka ve teknoloji geliştikçe spor sanat eğitim müzik gibi birçok alanda beraber de gelişmesi ve ilerlemiştir

  53. Turing testi nasıl çalışır: Sorgulayıcı yalnız soru sormak suretiyle hangisinin insan hangisinin bilgisayar olduğunu saptamaya çalışır

  54. TURİSTİNG:Turing testine göre makine, gönüllü bir insanla birlikte, sorgulayıcının görüş alanının dışında bir yere saklanır. Sorgulayıcı yalnız soru sormak suretiyle hangisinin insan hangisinin bilgisayar olduğunu saptamaya çalışır.

  55. Yapay zeka alanında önemli bir test olan Turing testini nasıl çalışır.Turing testine göre makine gönüllü bir insanla birlikte, sorgulayıcının görüş alanının dışında bir yere saklanır. Sorgulayıcı yalnız soru sormak suretiyle hangisinin insan hangisinin bilgisayar olduğunu saptamaya çalışır

  56. Yapay zekanın yıllar süren gelişimi insanlık için çığır açmış bir gelişme olmuştur. Yapay zeka ve teknoloji geliştikçe Sanat, Spor, Müzik, Eğitim gibi birçok alan da beraberinde gelişmiş ve ilerlemiştir

  57. Yapay zeka alanında önemli bir test olan turing testi nasıl çalışır
    Turing testi, ilk olarak 1950 yılında Mind adlı felsefe dergisinde ünlü İngiliz matematikçi ve bilgisayar bilimcisi Alan Turing’in Computing Machinery and Intelligence başlıklı ünlü makalesinde sözü edilen kavram.

    İşleyiş
    Turing testinin amacı, bir makinenin düşünebildiğini söyleyebilmenin mantıksal olarak mümkün olup olmadığıdır. Turing testine göre makine, gönüllü bir insanla birlikte, sorgulayıcının görüş alanının dışında bir yere saklanır. Sorgulayıcı yalnız soru sormak suretiyle hangisinin insan hangisinin bilgisayar olduğunu saptamaya çalışır. Sorgulayıcının soruları ve daha önemlisi aldığı yanıtlar, tamamen ses gizlenerek, yani ya bir klavye sisteminde yazılarak veya bir ekranda gösterilerek verilir. Sorgulayıcıya bu soru-cevap oturumunda elde edilen bilgiler dışında her iki taraf hakkında hiçbir bilgi verilmez. Dizi halinde tekrarlanan testler sonucunda sorgulayıcı, tutarlı bir şekilde insanı saptayamadığı takdirde makine Turing testini geçmiş sayılır

  58. Turing Testi: Tanım ve Tarihçe
    Turing Testi, 1950 yılında İngiliz matematikçi ve bilgisayar bilimci Alan Turing tarafından önerilmiştir. Turing, bu testi, bir makinenin insan benzeri zeka sergileyip sergileyemeyeceğini belirlemek için geliştirmiştir. Turing’in önerisi, o dönemde yapay zeka ile ilgili var olan tartışmalara yeni bir boyut kazandırmış ve bu alanda ilerlemelere yol açmıştır.

    Turing, testin temelini oluşturan “İnsan-Makine İletişimi” fikrini geliştirirken, bir makinenin insan gibi düşündüğünü anlamanın en iyi yolunun, onun yanıtlarının insan yanıtlarıyla karşılaştırılması olduğunu öne sürmüştür. Bu yaklaşımla, yapay zekanın düşünme yetisini ölçmek için doğrudan bir “düşünme” testine ihtiyaç olmadığını, bunun yerine davranışsal bir testin yeterli olabileceğini ifade etmiştir.

    Testin Yapısı ve İşleyişi
    Turing Testi, belirli bir düzene göre yapılır ve aşağıdaki unsurları içerir:

    Katılımcılar
    Denetleyici (A): Testin yönetimini üstlenen insan. Denetleyici, makine ve insan arasında bir ayırt edici rol oynar.
    İnsan (B): Denetleyicinin karşısında bulunan, normal bir insan katılımcısı.
    Yapay Zeka (C): İnsan gibi davranmaya ve yanıtlar vermeye programlanmış bir makine.
    İletişim Ortamı
    Turing Testi, katılımcıların yüz yüze gelmediği, yalnızca yazılı iletişim kurduğu bir ortamda gerçekleştirilir. Bu, denetleyicinin hangi yanıtların insan, hangisinin makine tarafından verildiğini görememesini sağlar. Genellikle bir bilgisayar terminali veya benzeri bir araç kullanılır. Bu yazılı iletişim, testin en önemli unsurlarından biridir, çünkü iletişimdeki görsel ve sesli ipuçları ortadan kaldırılarak yalnızca dil ve mantık üzerinden bir değerlendirme yapılır.

    Soru-Cevap Süreci
    Denetleyici, her iki katılımcıya da çeşitli sorular sorar. Sorular geniş bir yelpazeyi kapsar ve çeşitli konuları içerebilir:

    Kişisel Görüşler: “En sevdiğin film nedir?” gibi kişisel tercihler.
    Genel Bilgi: “Dünya’nın en yüksek dağı hangisidir?” gibi bilgilere dayalı sorular.
    Duygular ve Düşünceler: “Birisi seni üzse ne hissedersin?” gibi duygusal yanıtlar gerektiren sorular.
    Denetleyici, yanıtlar arasındaki farkları analiz ederek, hangi katılımcının insan, hangisinin makine olduğunu belirlemeye çalışır.

    Başarı Kriterleri
    Turing Testi’nin başarılı sayılması için bazı kriterler vardır:

    Eğer denetleyici, makinenin yanıtlarını insan yanıtlarıyla ayırt edemezse, veya makinenin insan gibi düşündüğünü varsayarsa, makine testi geçmiş kabul edilir.
    Test, makinenin sadece doğru yanıtlar vermesi değil, aynı zamanda bu yanıtları insan gibi sunabilmesi gerektirir. Yani, makine, dil becerilerini insan benzeri bir şekilde kullanabilmelidir.
    Eleştiriler ve Sınırlamalar
    Turing Testi, yapay zeka ve zeka kavramları hakkında önemli tartışmalar başlatsa da, bazı eleştirilerle karşılaşmıştır:

    Zeka Tanımının Daraltılması: Turing Testi, zekayı yalnızca dil ve iletişim becerileri ile sınırlı bir şekilde tanımlar. Oysa zeka, problem çözme, yaratıcılık ve duygusal anlayış gibi daha geniş bir yelpazeyi içermektedir.

    Gerçek Düşünme Yetisi: Test, bir makinenin insan gibi davranabilmesini değerlendirirken, o makinenin gerçekten “düşünüp düşündüğünü” kanıtlamaz. Yani, makine sadece belirli bir algoritma ile yanıtlar veriyor olabilir.

    Sahte Başarılar: Bazı yapay zeka sistemleri, belirli dil işleme teknikleri kullanarak, insan gibi görünmek için stratejiler geliştirebilir. Bu, denetleyicinin yanıltılması anlamına gelebilir ve bu durumda makine, yalnızca yüzeyde bir insan gibi davranmış olur.

    Kapsayıcılık ve Çeşitlilik: Turing Testi, zeka tanımını oldukça dar bir çerçeveye hapseder. Zeka, çok çeşitli bilişsel becerileri ve yetenekleri kapsar. Bu nedenle, Turing Testi gibi basit bir davranışsal test, zekanın tüm yönlerini değerlendiremeyebilir.

    Alternatif Testler
    Turing Testi’ne alternatif olarak geliştirilmiş birkaç değerlendirme yöntemi bulunmaktadır:

    Lovelace Testi: Bir yapay zeka sisteminin kendi kendine bir şey yaratabilmesi ve bunu açıklayabilmesi gerektiğini öne sürer. Yani, bir makinenin yaratıcı bir süreç içinde bulunduğunu gösterir.

    Winograd Schema Challenge: Bu test, doğal dil anlama yeteneğini ölçmek için tasarlanmıştır. Yapay zekanın belirli bağlamlarda anlamayı ve dilin inceliklerini kavrayabilmesini gerektirir.

    Sonuç
    Turing Testi, yapay zeka araştırmalarının başlangıcında önemli bir dönüm noktası olarak kalmıştır. Zamanla, yapay zekanın gelişmesiyle birlikte, testin ötesine geçilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Gelişen teknoloji, daha karmaşık ve kapsamlı değerlendirme yöntemlerinin geliştirilmesine yol açmıştır. Ancak Turing Testi, hala zeka ve bilinç arasındaki ilişkiyi sorgulamak için önemli bir referans noktası olmaya devam etmektedir. Yapay zeka alanındaki tartışmalarda, testin tarihsel önemi ve kavramsal derinliği, zeka ve bilinç üzerine düşünmeyi teşvik eden bir platform oluşturur. Bu nedenle, Turing Testi yalnızca bir test değil, aynı zamanda zeka ve insanlık hali üzerine daha derin felsefi sorular sormaya yönlendiren bir araçtır.

  59. Yapay zeka alanında önemli bir test olan Turing testini nasıl çalışır?
    Turing testine göre makine, gönüllü bir insanla birlikte, sorgulayıcının görüş alanının dışında bir yere saklanır. Sorgulayıcı yalnız soru sormak suretiyle hangisinin insan hangisinin bilgisayar olduğunu saptamaya çalışır.

  60. 1900’lerin başlarında üretilen ilk robotların özellikleriyle ilgili neler söylenebilir?
    Bugünkü robotların ilkel versiyonları,o dönemlerde üretilmeye başlanmıştır.Bu makineler çoğunlukla buhar basıncı ile hareket edebilen yapılsaydı ve ayrıca bazıları mimikler ve yüz hareketleri bile yapabiliyordu.

  61. Turing testinde bir sorucu bulunur bir de oda bulunur oda da bir yapay zeka bilgisayarı bir de insan bulunur sorucu odadakilere soru sorar fakat odayı görmez ve kimin cevapldığını bilmez eğer sordu sorunun yapay zeka taraından cevaplandığını anlamassa yapay zeka testi geçer

  62. 1900’lerin başlarında üretilen ilk robotlar, genellikle mekanik ve otomatik olarak çalışan cihazlar olarak tanımlanabilir. Bu robotlar modern anlamda yapay zekâdan çok uzak olup, daha çok belirli görevleri yerine getiren mekanik sistemlerdi. Örneğin, *Leonardo Torres y Quevedo’nun* 1910’da geliştirdiği bir satranç oynama makinesi, sınırlı hareketlere sahip bir otomat olarak kabul edilir. Bu makineler, basit ve önceden belirlenmiş görevleri yerine getiren, programlanmış cihazlarıdır
    Yapay zekânın gelişiminde sanat dallarının etkisi:

    Edebiyat, sinema ve tiyatro gibi sanat dalları, yapay zekâ kavramının gelişiminde önemli bir ilham kaynağı olmuştur. Edebiyat dünyasında *Karel Čapek*’in 1920’de yazdığı “R.U.R. (Rossum’s Universal Robots)” adlı oyun, “robot” terimini literatüre kazandıran önemli bir eser olarak kabul edilir. Daha sonra bilim kurgu yazarları, yapay zekâyı insanlar gibi düşünebilen makineler olarak hayal etmişlerdir. *Isaac Asimov*’un robot yasaları, bu alandaki ahlaki ve etik sorunları gündeme getirirken, sinemada *Stanley Kubrick*’in “2001: A Space Odyssey” filmindeki HAL 9000 gibi karakterler yapay zekânın gelecekteki potansiyel tehlikelerini ortaya koymuştur. Bu eserler, hem bilim insanlarını hem de kamuoyunu yapay zekânın potansiyelleri ve riskleri üzerine düşünmeye teşvik etmiştir.

    Yapay zekâda ustalaştırma:
    Yapay zekâyı belirli bir oyunda ya da görevde ustalaştırmak için kullanılan yöntemlerin başında makine öğrenmesi ve derin öğrenme teknikleri gelir. Bu tekniklerde, yapay zeka modelleri çok sayıda veriden beslenir ve oyundaki çeşitli durumlar üzerine eğitilir. Bu sürecin önemli unsurları:
    – Geri bildirim döngüleri: Yapay zeka her yaptığı hamlenin sonucunu öğrenir ve buna göre gelecekteki kararlarını optimize eder.
    – Takviye öğrenmesi: Özellikle oyunlarda, bir yapay zeka modeli başarısız hamlelerden ceza alırken, başarılı hamleler ödüllendirilir.
    – Simülasyonlar: Yapay zekâ, gerçek hayatta deneyimlemesi zor olan durumları simüle edilmiş ortamlarda defalarca oynayarak öğrenir. Örneğin, *AlphaGo* gibi yapay zeka modelleri milyonlarca oyun oynayarak stratejilerini geliştirir.
    Turing Testi:
    *Turing Testi*, 1950 yılında *Alan Turing* tarafından önerilen, bir makinenin düşünme yetisine sahip olup olmadığını test etmeye yönelik bir yöntemdir. Bu testte, bir insan hakem, bir bilgisayarla ve bir insanla yazılı olarak iletişim kurar. Hakemin amacı, hangisinin insan olduğunu anlamaktır. Eğer hakem, makinenin insan mı yoksa bilgisayar mı olduğunu ayırt edemezse, makine Turing testini geçmiş kabul edilir. Bu test, yapay zekânın “insan gibi düşünme” kapasitesini ölçmeye yönelik en önemli kriterlerden biri olarak kabul edilir.

  63. Yapay zeka alanında önemli bir test olan Turing testini nasıl çalışır?
    Bu test ile bir makinenin düşünüp düşünmediği test edilmiştir Turing testinde bir yapay zeka vardır ve gönüllü bir insan sorguayıcı kişi vardır o kişi soru sorar ve yapay zeka cevap verir ve bunu yazılı olarak yapar ve sorgulayıcı cevapları kim veriyor bilmemektedir sorgulayıcı sadece cevaplara bakarak hangi cevabı bilgisayarın verdiğini bilemez ise yapay zeka testi başarmış sayılır

  64. Yapay zeka alanında önemli bir test olan Turing testini nasıl çalışır.Turing testine göre makine gönüllü bir insanla birlikte, sorgulayıcının görüş alanının dışında bir yere saklanır. Sorgulayıcı yalnız soru sormak suretiyle hangisinin insan hangisinin bilgisayar olduğunu saptamaya çalışır

  65. Yapay zekanın gelişimi, edebiyat, sinema ve tiyatro gibi sanat dallarından önemli ölçüde etkilenmiştir. Bu sanat formları, yapay zekanın doğası, potansiyeli ve insanlık üzerindeki etkileri üzerine derin düşünceler sunarak toplumsal bilinci artırmıştır.

    Edebiyat: Edebiyat, yapay zekayı tanıtmanın yanı sıra, bu teknolojinin insanlık ve etik üzerindeki etkilerini sorgulayan derin eserler sunmuştur. Örneğin, Isaac Asimov, yapay zeka ile ilgili “Üç Robot Yasası”nı ortaya atmış ve bu kavramlar üzerinden etik tartışmalara zemin hazırlamıştır. Mary Shelley’nin “Frankenstein”ı ise, insan yapımı varlıkların yaratılması ve bu varlıkların topluma entegre edilmesi konularını ele alarak, okuyucuları insanlık durumu üzerine düşünmeye yönlendirmiştir. Bu eserler, yapay zekanın ve insan yapımı varlıkların nasıl bir ilişki içinde olabileceği konusunda derin sorular sormaktadır.
    Örnek: Isaac Asimov’un “Ben, Robot” adlı kitabı, yapay zekanın etik ve toplumsal sorunlarını ele alan kısa hikayelerden oluşur.

    Sinema: Sinema, yapay zekanın karmaşık doğasını ve insan ilişkileri üzerindeki etkilerini görsel ve duyusal bir şekilde sunma yeteneğine sahiptir. Stanley Kubrick’in “2001: Bir Uzay Macerası” filmi, HAL 9000 adlı yapay zekanın insan üzerindeki kontrolünü tartışarak, teknolojinin sınırlarını sorgulayan bir hikaye sunar. “Blade Runner” ve “Her” gibi filmler, yapay zekanın bilinç kazanma ve duygusal etkileşimler konusundaki derinliğini irdeleyerek, izleyicilere yapay zekanın insanlıkla olan ilişkisini düşündürmüştür. “Matrix” ise yapay zekanın toplum üzerindeki etkilerini dramatik bir şekilde ele alarak, gerçeklik ve algı arasındaki sınırları sorgulamaktadır. Bu filmler, izleyicilere yapay zekanın gelecekteki rolü hakkında düşünme fırsatı vermektedir.
    Örnek: “Blade Runner”, yapay zekanın insanlık durumunu sorgulayan ikonik bir film olarak kabul edilir.

    Tiyatro: Tiyatro, yapay zekanın insanlık üzerindeki etkisini sahneye taşıyan önemli bir sanat dalıdır. Karel Čapek’in “R.U.R.” (Rossum’s Universal Robots) oyunu, “robot” terimini tanıtarak, yapay zekanın insanlık üzerindeki potansiyel etkilerini tartışmaya açmıştır. Bu eser, yapay varlıkların insanlarla olan ilişkisini ve bu ilişkilerin sonuçlarını ele alarak, izleyicileri düşündürmüştür. Tiyatro, seyirci ile doğrudan bir etkileşim yaratarak, yapay zekanın felsefi ve etik boyutlarını derinlemesine sorgulama imkanı sunmaktadır.
    Örnek: Karel Čapek’in “R.U.R.” adlı oyunu, yapay zeka kavramını sahneye taşıyan ve bu konudaki tartışmaları başlatan önemli bir eserdir.

    Toplumsal ve Etik Etkiler: Sanat, yapay zekanın etik boyutlarını gündeme getirerek, insan-makine ilişkilerini tartışmaya açmıştır. Edebiyat, sinema ve tiyatro gibi sanat dalları, yapay zekanın insan yaşamına olan etkilerini sorgularken, aynı zamanda bu teknolojinin etik sorunlarını da ele almıştır. Bu eserler, yapay zekanın gelişimine ilham vererek, teknolojinin hem sınırlarını hem de toplumsal etkilerini şekillendirmiştir. Böylece, sanatın yapay zeka ile olan etkileşimi, teknolojinin gelecekteki yönelimlerini ve insanlık üzerindeki etkilerini derinlemesine anlamamıza yardımcı olmaktadır.

  66. 1.1900’lerin başlarında üretilen ilk robotların özellikleriyle ilgili neler söylenebilir?
    —Bugün robot olarak bildiğimiz makinelerin ilkel versiyonları,o dönemdelerde üretilmeye başlanmıştır.Bu makineler çoğunlukla buhar basıncı ile hareket edebilen yapıdaydı ve hatta bazıları mimikler ve yüz hareketleri bile yapabiliyordu.
    2.Yapay zekanın gelişiminde edebiyat, sinema, tiyatro gibi sanat dallarının nasıl bir etkisi olmuştur?
    —1985 yılında AARON isimli robot otonom olarak resim üretmiştir.
    3.Bazı yapay zeka modelleri belirli bir oyunda ustalaşması için geliştirilmiştir. Yapay zekayı ustalaştırmak için neler yapılmıştır?
    —Yapay beyin üretebilir mi?,Yapay zeka insan üretebilir mi sorularına yanıt bulunmaya çalışılmıştır
    4.Yapay zeka alanında önemli bir test olan Turing testini nasıl çalışır?
    —Bu test ile bir makinenin düşünebildiğini söylemenin mümkün olup olmadığının araştırılması amaçlanır.Turing testine alınan yapay zekâ sistemi ile bir gönüllü insan sorgulayıcıdan gelen soruları yazılı olarak cevaplar.Sorgulayıcı sadece sorularına gelen cevapları inceleyerek hangi tarafın bilgisayar olduğunu bilemezse yapay zekâ testi başarmış sayılır.

  67. Turing Testi, bir insanın bir makine ile başka bir insan arasında ayrım yapma yeteneğini ölçer. Testte, bir insan değerlendirme yaparken, bir makine ve bir insan ile yazılı olarak iletişim kurar. Eğer değerlendirici, makinenin insan mı yoksa makine mi olduğunu belirleyemezse, makine testi geçmiş sayılır.

  68. Robot’ terimi ilk defa Karel Capek’in ‘Rossum’un Üniversal Robotları’ adlı oyununda kullanılmıştır. Isaac Asimov ‘Robotik’ kelimesini bir bilim kurgu hikayesi olan ‘yalancı’ da kullanmıştır. Bilim kurgu alanındaki en büyük yazarlardan biri olan Aismov, hikayelerinin önemli bir kısmını robotlar ve robotik alanında yazmıştır. Elmer ve Elsie adına, kaplumbağalara benzeyen ilk kendi başına hareket eden elektronik robotları yapmıştır. 3 tekerlekli basit mekanizmalara sahip bu robotlar karmaşık davranışları basit komutlar ile yapabilmektedir. En büyük özelliklerinden birisi de şarj olmak için kendi başlarına yuvalarına dönebilmeleri idi.

  69. 4-Yapay zekanın gelişiminde edebiyat, sinema, tiyatro gibi sanat dallarının nasıl bir etkisi olmuştur?

    Yapay zekanın gelişiminde edebiyat, sinema ve tiyatro gibi sanat dalları önemli bir rol oynamıştır. Özellikle doğal dil işleme alanında, bu sanat dallarından elde edilen veriler, yapay zekanın dil anlama ve üretme yeteneğini geliştirmede büyük katkı sağlamıştır.

    Örneğin, edebiyat metinleri, yapay zekanın dilbilgisi, sözcük dağarcığı ve anlatım tekniklerini öğrenmesinde kullanılmıştır. Sinema ve tiyatro ise yapay zekanın görsel ve işitsel bilgileri işleme, karakterleri anlama ve duyguları tanıma yeteneğini geliştirmede önemli bir kaynak olmuştur.

  70. Yapay zekanın gelişiminde edebiyat, sinema, tiyatro gibi sanat dallarının nasıl bir etkisi olmuştur?

    Cevap:

    Yapay zekanın gelişiminde edebiyat, sinema ve tiyatro gibi sanat dalları, insan zihninin karmaşıklığını anlama yolunda önemli bir rol oynamıştır. Bu sanat dalları, insan düşünce, duygu ve davranışlarının incelikli bir şekilde yansıtıldığı platformlardır. Yapay zeka araştırmacıları, bu sanat dallarını inceleyerek, insan zekasının nasıl çalıştığını ve insan dilinin nasıl kullanıldığını daha iyi anlamaya çalışmışlardır.

    Edebiyat, yapay zekanın dilbilgisi, sözcük dağarcığı ve anlatım tekniklerini öğrenmesinde önemli bir kaynak olmuştur. Yapay zeka, edebiyat metinlerini analiz ederek, insan dilinin yapısını ve anlamını daha iyi kavramıştır. Ayrıca, edebiyatın yaratıcı yönü, yapay zekanın kendi kendine metin üretme yeteneğini geliştirmede ilham kaynağı olmuştur.

    Sinema ve tiyatro, yapay zekanın görsel ve işitsel bilgileri işleme, karakterleri anlama ve duyguları tanıma yeteneğini geliştirmede önemli bir rol oynamıştır. Yapay zeka, bu verileri analiz ederek, insan yüz ifadelerini, vücut dilini ve ses tonunu anlama yeteneğini geliştirmeyi başarmıştır. Ayrıca, sinema ve tiyatroda kullanılan anlatım teknikleri, yapay zekanın hikaye anlatma ve karakter geliştirme yeteneklerini geliştirmede önemli bir etkiye sahiptir.

    Bu sanat dallarından elde edilen veriler, yapay zekanın metin oluşturma, çeviri, özetleme, soru-cevap sistemleri, ses tanıma, yüz tanıma gibi birçok alanda daha başarılı sonuçlar elde etmesini sağlamıştır. Yapay zekanın gelecekte bu sanat dallarından daha da fazla ilham alması ve insan yaratıcılığını taklit etme konusunda daha da gelişmesi bekleniyor.

  71. Edebiyatın yapay zeka üzerindeki etkisi;
    Isaac Asimov yapay zeka alanında çok büyük etkileri olan “Ben Robot” isimli bilim kurgu romanını yayımladı.

    İlk defa robot kelimesi 1921 yılında bir tiyatro oyununda sergilendi

    Cahit Arf “Makineler Düşünebilir mi” başlıklı bir konferansında makinelerin düşünmesinin mümkün olup olamayacağı tartışılmış.

  72. _Turing Testi_
    Bu test ile bir makinenin düşünebildiği söylemenin mümkün olup olmadığının araştırılması amaçlanır. Turing testine alınan yapay zeka sistemi ile bir gönüllü insan sorgulayıcıdan gelen soruları yazılı olarak cevaplar . Sorgulayıcı cevapları kimin verdiğini görememektedir. Sorgulayıcı sadece sorularına gelen cevapları inceleyerek hangi tarafın bilgisayar olduğunu tutarlı bir şekilde bilemesse yapay zeka testi başarmış sayılır.

  73. 1) Bugün robot olarak bildiğimiz makinelerin ilkel versiyonları 1900’lü dönemlerde üretilmeye başlandı.Bu makineler çoğunlukla buhar basıncı ile hareket edebilen yapıdaydı ve hatta bazıları mimikler ve yüz hareketleri bile yapabiliyordu.

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*